işyerinde özgürce internete girmek,
| ||||
|

| ||||
|
Bu zamana kadar hep uçak simülasyonlarında zorluk çekmiştir oyun severler. Flight Simulator serisi ve IL serisi bunların başını çekiyor. Özellikle IL 2, bize 2. Dünya savaşının atmosferini göklerde yaşatırken, gerçekçi oynanışıyla zorlu dakikalar geçirmemize neden oluyordu. Ubisoft ‘arcade’ tadında bir uçak oyunu çıkardı, simülasyonla uğraşmak istemeyenler için. Tom Clancy’s HAWX diğer yapımlardan farklı olarak, kolaylığı ve bitmeyen aksiyonuyla karşımıza çıkıyor.

Yapımın senaryosu Ghost Recon ve EndWar ile ilişkili bir yapıya sahip. İlk olarak EndWar’daki büyük savaştan önce 2015 yılına gidiyoruz. Ghost Recon’daki birliklerimize yardım ediyoruz bazı görevlerde. Daha sonra 2021 yılına doğru giderek 3.Dünya Savaşı ve sonrasını gökten takip ediyoruz. Artemis adlı küresel güvenlik şirketine bağlı bir uçak birimi oluyoruz. Verilen görevler ve emirler doğrultusunda dünyanın dört bir yanında savaşmaya gidiyoruz. Senaryoya baktığımız zaman ‘karışık olmayan oyunun’ ‘karışık olmayan kurgusunu’ görüyoruz.
HAWX’a girerken öncelikle gaz verici bir video ile karşılanıyoruz, menüdeki müzikler de sizi havaya sokacak türden. Yapımdaki müzikler benim oldukça hoşuma gitti, iyi seçilmişler bu oyun için. Videoydu, menüdeki müziklerdi, gaza geldikten sonra profilimizi oluşturuyoruz ve oyuna ilk adımımızı atıyoruz. Senaryo modunun yanında ‘Free Flight’ ve ‘Versus’ isimli kısımlar bunlar. ‘Free Flight’ adından anlaşılacağı üzere boş boş uçabildiğimiz bir mod. Oyunda açılan haritalarda ve şehirlerde gezebiliyoruz bu sayede. ‘Versus’ ise çok oyunculu mod olarak yerini almış.

Ana senaryoda ilerledikçe yeni haritalar, uçaklar ve uçaklar için geliştirmeler açılıyor. Aynı zamanda görevleri tamamladıkça rütbemizde de değişiklikler olabiliyor. Meksika’dan Orta Afrika’ya, Afganistan’dan Brezilya’ya birçok yerde bulunuyoruz. Bize verilen görevler de farklılık gösteriyor. Bazen korunması gereken bir uçağa eskort oluyoruz, bazen savunulması istenilen bir rafineriyi koruyoruz, bazen de belirtilen düşman birimlerini yok etmemiz söyleniyor. Bu çeşitlilik sayesinde oyundan sıkılmak gibi bir durum olmuyor. Görevlere başlamadan önce bir takım bilgiler veriliyor. Düşman ne kadar oranda kara birimine sahip, ne kadar hava gücü var bunları görebiliyoruz. Ayrıca ‘Pilot Records’ bölümünde kayıtlarımız tutuluyor. Kaç görevi tamamladık, hangi rütbelere terfi ettik, burada yazıyor.

HAWX’ın görev çeşitliliğinden bahsettik, uçak çeşitliliğinden konuşalım biraz da. Oyunda farklı farklı jetler mevcut, görevleri tamamladıkça yenileri ekleniyor listeye. Bombardıman uçakları ve ‘fighter’ dediğimiz avcı uçakları olarak iki gurup var. Bazı jetler havadaki birimlere karşı daha iyiyken, bazıları karada bulunan düşmanlara karşı daha etkili. Uçakların özelliklerine bakarken dikkat edeceğimiz üç nokta daha var; ‘speed,’ ‘armor’ ve ‘handling’. Göreve başlamadan önce uçak seçerken, zaten bir tanesi öneriliyor, ancak siz hızına, dayanıklılığına bakarak farklı bir uçak seçebilirsiniz.

Her görevden sonra, bölüm içinde yaptığımız işlerden dolayı ‘xp’ puanımız hesaplanıyor. ‘xp’yi Rainbox Six: Vegas serisinden hatırlıyoruz. Düşmanları nasıl öldürüyorsak ona göre puan kazanıyorduk, ‘headshot’lar oldukça iyi puan veriyordu mesela. HAWX’ta da düşman roketlerinden kurtulursak, bir kerede gönderdiğimiz 4 roketle 4 düşman uçağı indirirsek iyi puanlar kazanıyoruz. ‘xp’ puanımız arttıkça seviye atlıyoruz ve her seviyeden sonra yeni jetler ve geliştirmeler açılıyor.
Oyunu oynarken durup şöyle bir manzarayı seyretme şansınız pek olmuyor, düşmanlarınız hiç bitmiyor çünkü. Karada bulunan tankları patlattıktan sonra denizdeki gemiler sorun oluyor. Onları da yok ediyorsunuz helikopterler, korumanız gereken askerlerinize mermi yağdırıyor, onların da icabına bakıyorsunuz, bir de ne göresiniz; arkanızda bir düşman uçağı size kitlenmiş. Roketini gönderiyor, siz de ‘flare’ yardımıyla veya kıvrak hareketlerinizle ondan kurtuluyorsunuz. Ancak arkadaki pilot işini iyi biliyor ve peşinizi bırakmaya niyeti yok. Uzun süren bir takipten sonra ani bir hareketle onu şaşırtıyor ve hemen arkasına geçiyorsunuz. Şimdi takip eden taraf sizsiniz, düşmana kilitlenip roketinizi gönderiyorsunuz. İki tane göndermeyi unutmayın, düşman jetleri iki roketle patlıyor.

Bazen iki üç uçak sadece size kilitlenebiliyor, iki füzeden kurtulmak sizi biraz zorlayabilir. HAWX’ın bitmek tükenmek bilmeyen aksiyonu, yapımın en güzel yanlarından biri. Sürekli olarak hareket ve çatışma halindesiniz. Havada tehlikeli manevralar eşliğinde, roketlerin ve bulutların arasında amansız mücadelelere giriyorsunuz. ‘İt dalaşı’ diye tabir edilen olayın sürekli olarak içindesiniz. Bir düşman uçağı size kilitlenmeye çalışırken, sistem sizi uyarıyor, kilitlendiği zaman ise alarm veriyor. Peşinizde bir roket varken, izlediğiniz yönden saparak ani manevralar yapmanız gerekiyor. Yoksa havada toz duman olursunuz.

Kullanacağımız uçağa göre silahlara sahip oluyoruz. Avcı uçağı kullanıyorsak roket ve ‘multiAA’ adlı misil roketlerimiz var. Bombardıman uçaklarında ise roket’in yanında bombalarımız bulunuyor, karadaki hedefleri bombalarla çok daha rahat patlatıyoruz. Ayrıca ‘Shift’ tuşuna bastığımızda makineli tüfeğimiz etrafa kan kusturuyor. Kullanacağız ana silahı ‘A’ tuşu ile değiştirebilirsiniz, duruma göre roket veya bombayı seçersiniz. Benim favori silahım ise ‘multiAA’. Bir kerede 4 hedefe kilitlenebiliyor ve bunu daha uzak bir mesafeden yapıyor. Eğer dört atışın dördü de hedefini bulursa, iyi bir ‘xp’ puanı sizi bekliyor.
Yapımın en merak edilen kısmı burası olsa gerek. Bu tür oyunlarda, özellikle simülasyonlarda ‘joystick’ her zaman avantajlı olmuştur. Uçağı kontrol etmemizde rahatlık ve kolaylık sağlasa da ben, bu oyunda ‘joystick’in yokluğunu hissetmedim. Fare ile gayet rahat bir kullanım yakalayabildim. Farenin yanında klavyedeki yön tuşlarıyla da uçağınızı kontrol edebiliyorsunuz fakat fare ile oynamak çok daha rahat ve kolay.

Eğer iyi bir fareniz ve ‘mousepad’iniz varsa HAWX’ta sorun yaşamazsınız. Zaten oyunun ‘arcade’ tadında olması işleri daha da kolaylaştırıyor. Ancak işimizi zorlaştıran bir durum var; kayıt sisteminin kıllığı. Hep söylerim, eğer istediğimiz zaman oyunu kaydedemiyorsak bu bir eksiliktir oyun için. Her görev içinde belli yerlerde kayıt yapıyor otomatik sistem, ancak bu ‘checkpoint’ler oyundan çıktığınız zaman kayboluyor, yani göreve yeniden başlıyorsunuz. Bu yüzden bir görevi bitirmeden oyun çıkmanızı tavsiye etmiyorum.

HAWX’ın en iyi ve en kötü yerlerini barındıran kısmına geldik. İyisi şu; yukarıda bahsettiğim it dalaşları, patlamalar, kovalamacalar, mücadeleler, füzeler, roketler, hepsi muhteşem bir uyum içinde savaş ortamı oluşturuyor. Peşinizde bir düşman uçağı varken, bir de füze alarmını duyduğunuz zaman yaşayacağınız heyecanı, kolay kolay başka oyunlarda bulamayabilirsiniz. Aynı şekilde bir anda dört düşman uçağını patlamanın verdiği keyif de kolay kolay kazanılmaz. Ancak yapımcıların bazı detayları göz ardı etmesi, HAWX’ın kalitesinden taviz vermesine sebep olmuş.
Yapımcılar kara ile ilgili hiçbir şeyi özenerek yapmamış, bazı belli başlı binalar hariç. Mesela Brezilya’da ‘Maracana’ stadı güzel bir şekilde oyuna aktarılmış, ancak yollar, diğer binalar berbat görünüme sahip. Yollar dedim kusura bakmayın, oyunda yol yok aslında, üstüne şöyle bir boya dökülmüş bir zemin var. Bir uçak oyununda, kara ile pek işimiz olmasa da biraz daha özenebilirdi yapımcılar, 4-5 yıl öncesinin taktiğini kullanmaya gerek yoktu.

Dağlar ve denizler ise fena olmamış, uçak modellemeleri güzel sayılır. Karadaki askeri birimlerle de pek uğraşmamış yapımcılar, tank yerine kutu gibi cisimleri vuruyoruz aslında. Grafiklerin fazla detay içermemesi oyunun akıcı ve hızlı oynanmasını sağlıyor. HAWX gibi aksiyon dolu bir oyunda bu iyi bir özellik. HAWX ayrıca çok basit kullanıma sahip bir takım oyunu içeriyor, her görevde yanınızda bulunan iki uçak, ‘1’e bastığınız zaman saldırı duruma geçiyor, ‘2’ye bastığınız zaman da savunma moduna geçiyorlar ve peşinizden ayrılmıyorlar.

Her ne kadar grafikler çok yeterli olmasa da, bazı hatalar olsa da, Tom Clancy’s HAWX başarılı bir yapım olmuş. Aksiyon dolu bir uçak oyunun piyasada eksikliğini artık hissetmeyeceğiz, HAWX bu alanda ilaç gibi bir oyun. Wheelman’in fizik kurallarını hiçe sayan aksiyonunu beğenmediyseniz, HAWX size göklerde hareket imkanı sunuyor, oynamanız gerektiğini düşünüyorum…

‘Solda adam boş’ , ‘Off yaa! Yine atamadı!’, ‘Kaleciyle karşı karşıya ve dışarı!’ , ‘İnanılmaz bir gol!’, ‘Gole bak gole!’, ‘Bu adam efsane!’ gibi söylemleri mi özlediniz? O zaman geliştirilmiş özellikleriyle en tutkulu futbol oyunu PES 2009’u oynama zamanınız geldi!
Bir senedir yeni oyunumuzun çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorduk. İşte gün geldi çattı. Bilgisayar platformunun en yeni ve en iyi futbol oyunu PES 2009, bizi tekrar koltuklarımıza yapıştıracak derecede bağımlı yapmaya geldi! Müdavimleri gittikçe artan ve yenilenen özellikleriyle daha oynanabilir hale gelen Pro Evolution Soccer 2009 rakiplerini alt etmekte pek zorlanacağa benzemiyor.

Her bilgisayar oyun serisi en son oyununda yeniliklere gider oyuncuları sıkmamak için. PES bizi sıkmamış olsa da oyuna girerken göreceklerimiz bize farklı bir tat vereceğe benziyor. Öncelikle oyun artık resmi olarak bir marka! Yeni logosu ile de bizi kendine hayran bırakacağa benziyor.
Yoksa yeni bir ligimiz mi var?
Oyunun ilk açılışında çok tatlı ufak bir video devreye giriyor. Oyuna konsantreyi de zaten arka planda çalan müzikle ve görüntülerdeki enfes hareketlerle sağlıyoruz. Zaten daha oyun çıkmadan önce, geliştirilmiş fizik ve grafik motoru kullanılacağı açıklanmıştı. Bu da PES 2008 ile yakalanan başarının artarak devam edeceğini bize gösteriyordu.
<_script /> var s0 = new SWFObject("http://www.uruninceleme.com/wp-content/plugins/flash-video-player/mediaplayer/player.swf","n0","512","384","7"); s0.addParam("allowfullscreen","true"); s0.addParam("allowscriptaccess","always"); s0.addParam("wmode","opaque"); s0.addVariable("id","n0"); s0.addVariable("image","http://www.bilgiiletim.com/flv/preview_pes_2009_samp_ligi_giris.jpg"); s0.addVariable("controlbar","bottom"); s0.addVariable("height","384"); s0.addVariable("playlist","none"); s0.addVariable("width","512"); s0.addVariable("autostart","false"); s0.addVariable("bufferlength","1"); s0.addVariable("displayclick","play"); s0.addVariable("icons","true"); s0.addVariable("linktarget","_blank"); s0.addVariable("mute","false"); s0.addVariable("quality","true"); s0.addVariable("repeat","none"); s0.addVariable("resizing","true"); s0.addVariable("shuffle","false"); s0.addVariable("stretching","uniform"); s0.addVariable("volume","90"); s0.addVariable("aboutlink","http://www.longtailvideo.com/players/"); s0.addVariable("file","http://www.bilgiiletim.com/flv/samp_ligi_giris.flv"); s0.write("video0"); <_script />
İlk gözümüze çarpan özellik UEFA Şampiyonlar Ligi’nin de oyuna eklenmesi. KONAMİ’nin girişimleri sonuç vermiş ve sonunda lisanslı olarak Avrupa’nın en büyük turnuvasında maç yapabilme şansını kazanmışız. Menümüzün en başında da zaten yer alıyor. Başlarken 32 takımdan fazlasını seçemiyor olmamız bu ligin özelliklerine pek fazla müdahale edemeyeceğimizi gösteriyor. Ligin klasikleşmiş takımlarının yanı sıra, bu lige girmesi muhtemel olmayan her takımı kullanabiliyoruz. Bu biraz da turnuvanın tadını kaçırsa da, bize birçok heyecanlı maçlar vaat ediyor.

Gruplarımızı oluşturduktan sonra belki de herkesin hayran kaldığı bir Şampiyonlar Ligi kültü olan müziği ve videosu karşımıza çıkıyor. Etkilenmeye başlamışken menülerde çalan diğer özel parçaları da duyunca, kendimizi bir anda Salı ya da Çarşamba 21:45’te buluyoruz. Tüm maçlar ve gruplar hakkında detaylı bilgiye ana menüden ulaşabiliyoruz. Bu da bize çekişmeli ve zorlu ligi takip etmemizi sağlıyor.

Bir efsane doğuyor!
İkinci yeniliğimiz ise kendimizi bir futbol efsanesi haline getirebileceğimiz !œBecome a Legend!� modu. Bu mod tüm takım oyuncularını değil de sadece kendi oyuncumuzu kontrol etmemizi sağlıyor. Fakat, burada var olan bir oyuncuyu değil, kendimizin oluşturacağı yepyeni bir oyuncuyu kontrol etme hakkına sahibiz. Oyuncunun fiziksel özelliklerinden, futbolculuk özelliklerine kadar en ince detayı düşünerek oyuncumuzu oluşturuyoruz ve boşta olarak oyuna başlıyoruz. Hemen endişelenmeyin, size en az iki takım düşük maaşta teklifte bulunuyor. Yani yıldız olmanın ilk adımı ufak adımlar atmaktan geçiyor. Bu karşımıza çıkan ilk zorluk değil maalesef.

Takımımızı seçtikten sonra hem futbolculuk özelliklerimizi geliştirmek hem de teknik direktörümüzün gözüne girmemiz için antrenmanlarda iyi performans sergilememiz gerekiyor. Bu noktada oyunun ilk eksikliği karşımıza çıkıyor. Antrenman adına sadece A takım oyuncuları ile maç yapabiliyorsunuz. Burada sergileyeceğimiz iyi performans bizi önce A takım kadrosunda antrenman maçı yapmaya daha sonra da A takım yedek kulübesinde oturtmaya yarıyor. Kısacası, efsane olmak sanıldığı kadar kolay gözükmüyor.
<_script
Burada dikkat edeceğimiz temel noktalardan biri oluşturduğumuz oyuncunun hangi mevkide olduğu. DMF-WB-CMF-SMF-AMF-WF-SS-CF mevkilerinden sadece birini seçebiliyoruz. Tabii kanat oyuncuları WB-SMF-WF için de iki kanatta da oynayabilme yeteneğini seçebiliyoruz. Hayalinde çok sağlam bir defans oyuncusu ya da harika bir kaleci olmak isteyenlerin canını sıkacak yön ise defansın ortası ve kaleci pozisyonlarının seçilemiyor olması. Bu oyunda biraz çeşitliliği azaltsa da oyunda biraz ilerledikten sonra neden olmadığını anlayacaksınız.

Bu mod sanıldığının aksine çok kolay değil. Bireysel oyun oynayarak gelişemeyeceğiniz bir yapılandırma var. Paslı ve organize hareket etmeniz gerekiyor. Ve asla kendi pozisyonunuzdan çok sık ayrılmayın çünkü bir anda sizin pozisyonunuza pas gelebiliyor ve siz orada olmadığınızdan topu alamıyorsunuz. Bu da hanenize düşük puan olarak yazılıyor.Maçlar bittikten sonra !œrating!� kısmından 10 üzerinden kaç aldığınızı görebiliyorsunuz. Gol veya asist yapmak 0,5 kazandırırken, sarı ve kırmızı kart görmek 1 puan kaybettiriyor. Ortalama olarak 6 olarak belirlenen puanımız gol şov yapsak da antrenman maçları için en fazla 7,5 oluyor.
Maçın Adamı ve En Etkileyici Oyuncu Ödülleri
Her maçtan sonra galip takımın en iyi puan alan ve mağlup takımın en iyi puan alan oyuncularına sırası ile MOM (man of the match) ve MIP (most impressive player) ödülleri veriliyor. ir şekilde teknik direktörünüz sizi oyuna aldıktan iyi performans sergilerseniz bu ödüllerden birini almaya hak kazanıyorsunuz. Tabii bu size ileriki maçlar için puan kazandırıyor. !œBecome a Legend!� modunda oyuncunuzun tüm özellikleri maçlar sonrasında geliştirebiliyorsunuz. Altı farklı kategoride gelişebilen bu özellikler için 12 adet barınız bulunuyor. Bu barlar maç sonu ne kadar oranda geliştiğinizi belirliyor. Sürekli aynı ayarda kalan barlar bizi yavaş geliştireceğinden barları her maçta farklı özelliğe eklemenizi tavsiye ederim.

Bu modda hiç bir şekilde oyuna müdahale edemiyorsunuz. Takımınız beş maç üst üste kaybetse bile aynı taktikle ve hemen hemen aynı oyuncularla oynuyorsunuz. Aynı şekilde rakip takımda da hiçbir değişiklik olmuyor. Ayrıca rakiplerin en zor seviyede bile akıllıca hareket yapamaması da bir süre sonra keyfinizi kaçıran bir yön oluyor.

Tabii ki pas isteme ve koşu yoluna top atma gibi özellikleri bize futbol oynuyormuş hissi verecek ama özelliklerin yavaş artması da sabrımızı zorlayan bir yön olarak karşımıza çıkacak. Eğer gelişmeye açık ve hırslı biriyseniz !œefsane olmak!� elinizde!
İnternette Kapışmak
Belli bir zaman sonra yapay zekaya karşı oynamak canınızı sıkacaktır. KONAMİ bunu düşünecek olacak ki !œNETWORK!� , !œMESSAGES!� ve !œLEGEND!� modlarını oluşturmuş. Bunlar sayesinde internetten arkadaşlarınızla ya da hiç tanımadığınız biri ile daha keyifli dakikalar geçirebilir ve mesajlaşabiliriz. Tabii burada canımızı sıkan şey ise ağ bağlantısında sürekli sorunlar yaşanması ve maç esnasında oyundan kopmamız. Gerçekten oyundan soğuyacak duruma getiren bu geliştirilmesi gereken özeliğe umarım KONAMI bir yama ile cevap verir.
Oyun içi detaya geçmeden önce mutlaka dikkatinizi çekecek olan !œhediye şarkı!� seçeneğine göz atmanızı tavsiye ederim. Ayarlar menüsünden ulaşabileceğimiz bu kısımda, oyun içerisinde gerçekleştirdiğimiz !œilk!�lere daha önce oyunda duymadığımız şarkılar armağan edilecek. Örneğin, ilk galibiyet, son dakika golü, centilmen oyuncu, 100 galibiyet, Avrupa şampiyonu ve hot-trick golü. Tabii !œbecome a legend!� modu için de ilk milli takım maçı, ilk gol ve 200 gol gibi aktiviteler ödüller veriliyor. Çok büyük bir artı olmasa da oyun içine renk katacak bu ufak ayrıntı hoşunuza gidecektir.

PES serisini sevenlerin görsel olarak muzdarip oldukları noktalar arasında favori takımlarının forma ve logolarının gerçek dışı olduğu gelirdi. Oyun son versiyonunda eklenen birkaç takım sayesinde bu eksikliği gidermişe benziyor. İngiltere milli takımının resmi video oyunu olmasının yanı sıra Liverpool ve Manchester United gibi iyi takımların yayın hakları da satın alınmış. Tabii ki bu da sevdiğiniz takımı daha keyifli idare edebileceğiniz anlama geliyor.
Oynanabilirlik için: PES!
2008 ile gelen oynanabilirlik devrimi bu versiyonda geliştirilerek devam ediyor. Daha gerçekçi ve canlı oyuncu kontrolleri sayesinde topu istediğimiz yöne rahatça yönlendirebileceğiz. Değişmeyen tek yön ise oyuncu top sürüşlerindeki yavanlık. Topla ilerlerken, sağa ve sola dönüşler çok yavaş ve kontrolsüz oluyor. Bu anlamda çalım atmanın kolaylaştığını söylemek gerçekten yanlış olur. Bunun yanı sıra, oyunda ki artistik hareket sayısı arttırılmış. Ve neredeyse birçok hareket aktif hale getirilmiş. Fakat burada da kısıtlanıyoruz ve göze hoş gelen hareketleri sadece birkaç yetenekli oyuncunun yapacağını görüyoruz. Bu klas hareketleri yapmak isterseniz, oyunun orijinal kutusuyla birlikte gelen el kitabından fazlasıyla faydalanabilirsiniz.

Oyunda beş büyük lig tüm detayıyla bulunmasına rağmen bizim ligimiz bulunmuyor ama üzülmemize gerek yok çünkü Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray diğer ligler kısmında yerini almış. Üç takımımızdan birini seçtiğimiz maçlarda seyirciler Türkiye Türkiye sesleriyle size kendilerini belli ediyor. Maç öncesi ufak sinematik videolar bizim oyuna odaklanmamızı sağlayacak. Yine statta bulunan bayrak, flama ve ilginç yazıların oyuna görsellik açısından ufak bir artı kattığını söylememiz mümkün. Görsellik için diğer bir artı da oyuncu formaları ve oyuncu modellemelerinde kendini gösteriyor. Çok fazla üne sahip olmayan futbolcular dahi oyunda en ince ayrıntısına kadar temsil ediliyor. Sadece yüzleri ve jestleri değil, fiziksel özellikleri de çok iyi şekilde oyuna yansıtılmış. Özellikle defans oyuncuların iri yapılı olması oyuna da etkisini gösterecek ve bu oyuncuları kolayca geçemeyeceksiniz.

Oyundaki iki adet yayıncı kamerasının dışında beş adet de farklı açılardan maçı takip etmeyi sağlayan kameralar var. Genel olarak hepsi iyi konumlandırılmış. Özellikle !œBecome a Legend!� modu için çok gerekli bu kameralar bazen oyundaki fiziksel hataları da göz önüne seriyor. Örneğin, orta hızda gelen bir topu futbolcunuz göğüsle durdurmakta aşırı derecede zorlanıyor ve sanki ağaca duvara çarpmış gibi kötü şekilde sizden uzaklaşıyor. Bunun yanında, topsuz alanda da faul yapma imkanı elde ettik. Tabii bunu her an yapamıyoruz birkaç tuş yardımıyla. Çok kritik anlarda ve sizin isteğiniz dışı yapılıyor bu fauller. Yararlı olduğunu söylemekte bir sakınca yok sanırım. Bize yapılan faulleri de hızlı bir şekilde kullanmak için ekranda çıkan tuş kombinasyonlarını kullanırdık. Fakat artık futbolcumuzu topa doğru kendimi yönlendiriyor ve kısa sürede pasımızı verebiliyoruz.
Her futbolcunun belli özellikleri vardır. İşte PES 2009 bunu çok iyi oyuna aktarabildiğinden sevilen bir yapım. Duran toplarda, pas verirken, şut çekerken ve hatta topsuz alanda koşarken bile oyuncu özellikleri ön planda. Basit bir oyuncu bir yıldızla asla baş edemiyor. Fakat bunu dengelemek için de basit oyuncu akıllıca oynuyor.
<_script
SONUÇ
PES serisini seven kimse oyundan hayal kırıklığı ile ayrılmayacaktır ama oyunu yeni oynayan için biraz zorluk çıkabilir. Bilgisayar platformunun en iyi futbol oyunu haline gelen PES 2009 oynanabilirliği ve gerçekçiliği ile bize heyecanlı dakikalar yaşatmaya hazır. Siz yerinizi aldınız mı?
PES 2008
Platform: Bilgisayar
Tür: Spor
Çoklu oyuncu desteği: Sadece orijinal DVD alanlar için mevcut
Yapımcı: Konami
Minimum sistem gereksinimi: Windows XP SP2, Vista, 1 GB RAM, 6 GB HDD Alanı, Geforce FX ya da Radeon 9700 serisi ekran kartı
Çıkış tarihi: Ekim 2008
Satış Fiyatı: PC versiyonu 75 YTL (KDV Dahil)
DEĞERLENDİRME
Oynanabilirlik: 9/10
Eğlence: 9/10
Grafik: 9/10
Ses ve müzik: 9/10
Genel: 9/10
Bu sayfalarda bulunan yazı ve fotoğrafların bütün hakları uruninceleme.com’a aittir. Kaynak gösterilse dahi izinsiz kullanılamaz. Teknik ve fiyat bilgileri yazının kaleme alındığı tarihteki değerler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Yazının kaleme alındığı tarihten sonra yapılan değişikliklerden uruninceleme.com ya da yazar sorumlu tutulamaz.
Tags: bilgisayar, futbol, internet, kaleci, oyun, pes 2009, pro evolution soccer, ürüninceleme


Blogcu ile yapıldı